
Paranın Hayatımızdaki Yeri
Gündelik hayatımızda belki de en çok bizi meşgul eden konulardan birisi de paradır. Arkadaşlarımızla, sevdiklerimizle otururken bir şekilde gündemimizde para konuları yer alır. Bu kadar çok hayatımızın içinde yer alan paranın gerçekten ne anlam ifade ettiğini, hayatımızı ne şekilde etkilediğini hiç düşünmüş müydünüz?
Paranın Geçmişi
Para kelimesinin kökenini incelediğimizde Osmanlı’da kuruşun kırkta birine denk geldiğini görmekteyiz. Farsça da ‘’pare’’ olarak yer alan para, bir şeyin küçük parçası anlamına gelmektedir. Zend dilinde ‘’borç’’ anlamı vardır. Yunancada ise ‘’etrafında, ilerisinde, ötesinde yanında ve civarında’’ anlamlarına gelir. Para bir enerjidir, aslında bu hayatta bir takas aracıdır. Aldıklarımızın bir kısmına aracılık eder. Para ne iyidir, ne de kötü. Bizim paraya olan yaklaşımımız, parayla olan ilişkilerimizin yaşadıklarımıza yansımasıdır çoğu zaman.
İfadelerinle kendine neyi çektiğinin farkına mısın?
-Daha çok para kazanmam lazım.
-Daha fazla param olsun.
-Daha zengin olayım.
Kullandığın bu ifadelerle sözlerin gerçek olabilir. Ancak sen ne yaparsan yap gerçek olan şeyler sana yetersiz gelebilir. Burada oluşan yetersizlik para ile ilgili değil, senin parayla olan ilişkindir. Sen olanın senin için yetmediğine karar verip, dahasını istedin. Bu yüzden de ne kadar olursa olsun temeldeki ‘’yeterince sahip değilim’’ bilinçaltı kodu seni rahatsız edebilir. Hayatında yetersizlik hissini yaratıp, kendini güvende hissetme konusunda problemler yaşayabilirsin. Paraya odaklanmış insanların ortak enerjisi huzursuzluk ve endişedir.
Paraya Bakış Açımız
Paraya bakış açımız bizlere gen aktarımı yoluyla başlar, aile ortamında devam eder; şekillenir ve olgunlaşır. Atalarımızda paraya olan bakış açısı nasıldı? İflas eden, haksızlığa uğrayan, haksız kazanç elde eden kişiler var mı? Aile ortamında parayla ilgili olarak en çok hangi kalıpları duydunuz?
-Parana sahip çık.
-Çok para adamı bozar.
-Para konusunda kimseye güvenme, babana bile..
-Paran olursa güçlüsün.
-Paran olursa itibar sahibi olursun..
Bu ve benzeri söylemler belli bir zaman sonra bilinçaltımızda inanç kalıpları olarak yer alarak ve eylemlerimizde bizi yönlendirici olabilir.
Hepimiz anne ve babamızdan gelenlerle var olmuş bireyleriz. Anne veya babamızın bir yönünü, onlardan geleni reddetmek, eleştirmek, yargılamak, aynı zamanda kendi içimizdeki bir parçayı da reddetmek, eleştirmek ve yargılamak anlamına gelir. Kendinize odaklandığınızda siz neler hissediyorsunuz?
Para veya parasızlık konusunda düşünürken anne ve babanızı düşündüğünüzde ne hissediyorsunuz? Annenizden bir şey istediğinizde ne sıklıkla size para yok derdi? Aile bireylerinizden birinin sorumsuzluğu, hatası yüzünden parasal sıkıntı çekip öfke duymuş muydunuz?
Hayatınızda değişim ve dönüşümlerin meydana gelmesi için ilk adım farkındalıktır. Siz kendinizin, yaşadıklarınızın niye, nasıl, ne şekilde olarak var olduğunun farkında mısınız?